Turkmall’dan Diyarbakır’a Global’den Van’a Yatırım

Ekleyen: İnşaat Bölümü, Yayın Tarihi: 29 Ocak 2008, Salı

turkmall.jpgArtık terör ve şiddet istemiyoruz. Çünkü her patlama yeni işsiz yaratıyor. İşyerlerinin kapanmasına neden oluyor. Bankalar kredi, tüccar ipotekli mal bile vermiyor.”

Bu sözlerin sahibi Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası Mehmet Akay, Final Dersanesi bombalamasının hemen ardından “Artık terör istemiyoruz” talebini yüksek sesle dile getirenlerden. Teröre karşı tepki veren işadamları haksız sayılmazlar. Çünkü sadece Diyarbakır değil, Van da son iki yıldır ekonomide ciddi gelişmeler yaşıyor.

Diyarbakır’ta Organize Sanayi Bölgesi’nde 21 fabrika kısa süre önce açılırken, yer kalmadığı için 17 fabrikanın başvurusundan sadece üçüne yanıt verilebilmiş. Özellikle mermer sektöründeki gelişmeler yatırımları bu alana yönlendirmiş. Türkiye mermer üretiminin yüzde 20’si bu bölgeden. Akay, “Ciddi başarı öykülerimiz var. Yılda 15 milyon dolar ihracat yapan 8 fabrikamız var. 30 fabrikanın ihracatı ise 100 milyon dolar. İran, ABD, Çin’e mal satıyorlar” diyor.

Gözde yatırım alanı sağlık

Akay, yeni küçük sanayi sitesi ve hayvancılık organize sanayi bölgesinin yatırımının sürdüğünü anlatıyor. Yeni cazibe merkezi haline gelen Kayapınar Bölgesi’ndeki modern konutlar sayesinde inşaat sektöründeki gelişmenin mobilya ve inşaat malzemeleri yatırımlarını canlandırdığını anlatıyor.

Son dönemlerde gözde olan bir başka yatırım alanı ise sağlık. Mehmet Akay, yeni sağlık sistemi ve yeşil kartlar sayesinde sağlık yatırımlarının arttığını, Sultan, Veni Vidi, Alman Hastanesi, Genesis ve Hekim hastanelerinin açıldığını, bu hastanelere çevre ülkelerden de bine yakın hastanın gelmeye başladığını söylüyor.

Akay, Diyarbakır’ın kurtuluşunu ise yan sanayi oluşturan fabrikalarla mümkün görüyor. Büyük fabrikaların henüz gelmediğini anlatan Akay, AK Parti’nin yaklaşımının işte bunun için önemli olduğunu ve GAP’la birlikte bölgenin hızla gelişeceğini belirtiyor. Terörde grafik tırmanmazsa bu yatırımların süreceğini dile getiren Akay, şunları söylüyor:

“18 yaş altı nüfusun toplam nüfusa oranı ise yüzde 53. Diyarbakır’da en önemli konu istihdam, iş olanaklarının artması. Her yıl 40 bin kişiye istihdam sağlanması gerekiyor. AKP önce yeşil kart, kömür gibi adımlarla sosyal dokuya müdahale etti. Şimdi biraz da sanayi ve ticarete müdahale etmeli. Bugüne kadar uygulanan teşvik sistemleri yanlıştı. Batıdaki illerle bizi aynı kefeye koydular. Kuzey Irak bölge için çok önemli. İki yıldır fiili ambargo var. Buna bir çözüm gelmeli. Hiçbir teşvikten yararlanmadığımız halde bu gelişmeler potansiyelin büyüklüğünü gösteriyor.”

Din çimento olmaz

Akay, huzur ve güven ortamının sağlanmasının her tarafa sorumluluk getirdiğini de belirterek, siyasi çözüm konusunda ise şu önerilerde bulunuyor: “Kürt sorunu tabii ki var ama sadece kimlik yetmez. Yoksulluk, fuhuş, işsizlik arttı, bu engellenmeli. Yani ekonomi birinci sıraya çıktı. Bir an önce sektörler belirlenmeli ve kalkınma başlatılmalı. Diğer sorunlar demokrasinin derinleşmesiyle çözülür. Bazı talepleri gündeme getirirken ekonomiye zarar vermemek gerekir. Bomba patlarsa bu kendine döner. Barışçı şekilde talepler açıklanmalı. Kimlik mücadelesinde şiddet kullanılır diyenlerin sayısı giderek azalıyor. Ne olursa olsun şiddetten vazgeçmeliyiz. Şiddet milliyetçiliği de körüklüyor. Çatışma ortamı yoksulluğu arttırıyor. Buradaki sorun aynı zamanda Türk sorunudur. Bölgedeki sorunu dinle çözmek de yanlıştır. Din çimento olmaz. ”

Hilton geldi, Sheraton yer arıyor Turkmall Diyarbakır’daki ışığı gördü

Turizm Diyarbakır’ın en şanslı olduğu sektörlerden biri. Son üç yıldır yaşanan huzur ortamı yabancı turist sayısını ortalama 11 binlere çıkartmış. Bu potansiyeli gören otel zincirleri de hızlı şekilde bu kente yatırım için kolları sıvamış. Sheraton yatırım için yer bulmak amacıyla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’le görüşüyor. Hilton Grubu ise yatırıma start verdi. Türk yatırım grubu Amplio ile anlaşma imzalayan Hilton’un ilk durağı Diyarbakır olacak. Kayapınar Bölgesi’nde arsasını alan grup mart-nisan aylarında temel atacak. 4 yıldızlı olacak Garden Inn otelinin 2009′da bitmesi planlanıyor.

Diyarbakırlılar’ın moralini düzelten bir başka yatırım ise Turkmall tarafından yapılıyor. Morgan Stanley ve Hollandalıların ortak olduğu Multi Turkmall, 120 milyon dolara en büyük alışveriş merkezini yapmaya hazırlanıyor. 60 bin metrekare alanda kurulacak alışveriş merkezi Güneydoğu Bölgesi’nin de en büyük alışveriş merkezi olacak.

Diyarbakır’da ışık gördük

Turkmall’un alışveriş merkezi de Diyarbakır’ın yeni yüzünü temsil eden Kayapınar’da… Turkmall CEO’su Levent Eyüboğlu, Türkiye’yi sadece İstanbul, İzmir ve Ankara olarak görmediklerini ve Anadolu’nun her kentini araştırdıklarını söylüyor. 5 ilde çalışmalarının sürdüğünü de ekliyor. Eyüboğlu, Diyarbakır’ı seçme nedenlerini de şöyle anlatıyor:

“Diyarbakırlılar da eğlenmek, sinemaya gitmek istiyor. Bu kentlerde de alım gücü var. Biz alım gücünü gördük. Perakendecilerimizle görüştük. Diyarbakır’ı olumsuz ismi yüzünden es geçecek halimiz yoktu. Tabii ki Diyarbakır’da bir yatırımı finanse etmek zor. Ama öncü olalım, dedik. 1.5 milyona yakın nüfus var. Bölgede huzur ve güven ortamı da ancak bu yatırımlarla gelir. Burada vasıflı 2 bin-2 bin 500 kişi çalıştıracağız. Biz Diyarbakır’daki ışığı gördük.”

Eyüboğlu, bölgedeki soruna büyük mercekle bakılırsa tabii ki büyük sorun olduğunu ancak kendilerinin uzun soluklu baktığını söylüyor. Bombalamadan sonra yabancı ortaklarının “neler oluyor” diye sorduğunu kaydeden Eyüboğlu, “Gelişmeleri anlattık. ‘Bomba her yerde patlıyor’ dedik. Şimdi de bilgi vermeye devam ediyoruz” diye konuşuyor.

Bu arada Diyarbakır’daki yatırımda hane gelirini gözönüne aldıklarını ve bu kentte büyük bir potansiyel olduğunu gördüklerini belirten Eyüboğlu, mimaride yerel unsurlar kullanacaklarını belirtiyor ve “Diyarbakır’ın bazalt taşına bile yer vereceğiz” diyor.

Van’da 300 milyon dolarlık Global rüzgarı esiyor

Doğu Anadolu’nun gelişme potansiyeli en yüksek illerinden biri olan Van bugünlerde Global Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kutman’ı konuşuyor. Çünkü Kutman, Van’a 500 kişinin istihdam edileceği 300 milyon dolarlık gayrimenkul yatırımı hazırlığında.

Kutman’ın bu girişimi aralık ayında özel uçağıyla Van’a yaptığı ziyaretle ortaya çıktı. Van’da 7 saat kalan Kutman, yerel basında yer alan haberlere göre, AK Parti Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu ile birlikte Van’a geldi. Kutman ve ekibi Van Belediye Başkan Vekili Bayram Öztürk ve Van Vali Vekili Ömer Özcan’ı ziyaret etti. Bu ziyaretlerdeki görüşmeler sayesinde kafasındaki soru işaretlerinin dağıldığını söyleyen Kutman, Türkiye’de borsa, enerji, doğalgaz, elektrik üretimi, gayri menkul ve liman yatırımlarıyla ilgilendiklerini belirtti. Kutman, son zamanlarda Anadolu’ya açılmaya karar verdiklerine dikkat çekti. Bunun için de 15 il belirlediklerini, bunların başına da Van’ı yerleştirdiklerini anlatan Kutman, gayrimenkul sektöründeki yatırımı üç ay içinde başlatabileceğini açıkladı. Kutman, “İlk etapta 300 kişi çalışır. İleriye dönük alışveriş merkezi ve hastanesini de toparladığınız zaman nereden bakarsanız 500 kişi olur. Şimdilik yapacağımız yatırımların toplamı da tahminime göre yaklaşık 250-300 milyon ABD dolarını bulur” dedi.
Yerel basında çıkan bu haberleri Global Yatırım’a sordum. Yatırımın gündemde olduğunu ancak kesinleşmediğini belirttiler. Global ne zaman açıklar bilmem ama Vanlıları şimdiden heyecan sarmış bile.

Mehmet Akay’a göre neler yapılmalı?

GAP

* GAP’ın sulama hedefleri Dicle Havzası projeleri ivedilikle tamamlanmalı.
* Mera ıslah çalışmaları hızlandırılmalı.
* Orman köylerimizde ormanlık alanlıkların ekonomiye kazandıracak projeler üretilmeli.
* İlimizde tarımsal mekanizasyon oranı arttırılmalı.
* Dicle Havzasının kirliliği giderilmeli.
* Gübre kullanımda çiftçilerimiz ivedilikle eğitilmeli.

MERMER SEKTÖRÜ

* Mermer sektörüne ait rezerv çalışmaları ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından ivedilikle yapılmalı.
* Mermer sektöründeki atıkların değerlendirilmesi için projeler üretilmeli.
* Bu atıkların değerlendirecek işletmelerin kurulması teşvik edilerek desteklenecek sektörler içine alınmalı.
* Mermercilerin mülkiyet ve güvenlik sorunları giderilmeli.
* Limanlara ve Batı’ya nakliye dezavantajını gidermek için akaryakıt ÖTV’si kaldırılmalı.
* Mermer sektörüne ara eleman yetiştirmek için mesleki eğitim verilmeli.

TURİZM

* Bölgedeki işsizlik sorununun çözümünde turizm sektörü önemli bir çözüm noktası.
* Tarihi ve kültürel değerlerin bakım ve yenileme işlemleri için gerekli kaynak ayrılmalı ve tamamlanmalı.
* Turizm sektörüne nitelikli eleman yetiştirilmesi amacıyla STK’ların projeleri desteklenmeli.
* Diyarbakır’ın imaj problemini gidermek için tüm kurum ve kuruluşlar çalışmalı.
* İl Kültür envanteri güncellenmeli, ilçelerde de envanter çalışması bir an önce yapılmalı.
* Surlara ait restorasyon projelerinde ödenek eksikliği giderilmeli.

Yorumunuz için tıklayınız!
Kategori: Sektörel

EGS’nin Sandığından Yarım Milyar Dolarlık Emlak Projesi Çıktı

Ekleyen: İnşaat Bölümü, Yayın Tarihi: 29 Ocak 2008, Salı

TMSF ile anlaşan Egeli sanayici ve işadamları, yıllardır sandıkta bekleyen gayrimenkul projelerini gün yüzüne çıkarmaya başladı. Cuma günü Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile işlemiş faizleriyle beraber 280 milyon dolarlık borç ödeme protokolüne imza atan EGS ortaklarını temsil eden Deniz AŞ, anlaşma kapsamında yer alan gayrimenkulleri atıl durumdan çıkarıp, yerli ve yabancı ortaklıklarla ekonomiye kaynak aktaracak projelere dönüştürecek. Bu şekilde EGS ortaklarının borçların çok üzerinde bir varlık yaratılması ve EGS Holding ile finans şirketlerinin canlandırılması mümkün olacak. Özellikle Sakarya’daki İpekyolu Vadisi Projesi, Denizli’deki alışveriş ve iş merkezi, Ege Dünya Ticaret Merkezi ve İstanbul’daki ticaret merkezinin rehabilite edilip yeniden projelendirilmesi sonucunda yaratılacak değerin yarım milyar doların üzerine çıkması bekleniyor.

İpekyolu’nun değeri 280 milyon dolar

Elit Gayrimenkul Değerleme AŞ tarafından 29 Aralık 2004′te yapılan ekspertiz raporuna göre EGS Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ’nin portföyünde bulunan İzmir Menderes’teki arsa, Denizli EGS Park, Ege Dünya Ticaret Merkezi ve EGS Yeşilköy Ticaret Merkezi’nin değeri 127 milyon 182 bin YTL. Sakarya’daki İpekyolu Vadisi Serbest Bölgesi’ne, 2001′de Vakıf Ekspertiz’in hazırladığı rapora göre 280 milyon dolar değer biçildi. Deniz AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Akgün, protokol ile EGS Grubu’na ait gayrimenkullerin rehabilitasyonunun yapılıp işletilmesinin öngörüldüğünü belirterek “Gayrimenkule dayalı projelerimizin önü açıldı. Ancak detayları konuşmak için henüz erken” dedi.

Ufuk Akgün’den önce Deniz AŞ’nin başkanı olarak TMSF ile görüşmeleri yürüten Fikret Mısırlı, gayrimenkulleri işler hale getirip borç ödeme süresini kısaltmak istediklerini söyledi. Protokolde yer alan gayrimenkullerin çok önemli kaynak olduğunu belirten Mısırlı, “Basmane’deki Dünya Ticaret Merkezi’nde belediyenin itirazlarını aşabiliriz. İpekyolu Vadisi Serbest Bölgesi her ne kadar küçültülmüş olsa da limanı ve kıyı şeridi ile yatırımcılar için ideal bir yer. Buranın değerinin ekspertiz değerinin üzerine çıktığını tahmin ediyoruz” dedi.

Ticaret Merkezi’ne teklif yağıyor

Sanko Pazarlama Ege Bölge Temsilcisi Hüdai Kurt, EGS Grubu’nun çok güzel değerler ve projeler ürettiğini belirterek “Gayrimenkullerin hepsine bedel ödendi. Bunları işletip grup şirketlerini ayağa kaldırmalıyız. Bugün Denizli’deki serbest bölge gayet iyi çalışıyor. İpekyolu Serbest Bölgesi ise sadece yerli girişimcileri değil yabancı yatırımcıları da ilgilendiriyor. Bu proje Türkiye’ye büyük kaynak sağlayacak” diye konuştu. Mazhar Zorlu Holding ve Güçbirliği Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Zorlu ise protokol ile Ege Dünya Ticaret Merkezi Projesi’nin de önünün açıldığını söyledi. EGS’den kaynaklanan sorunun çözülmesinin kendilerini rahatlattığını kaydeden Zorlu, “Dünya Ticaret Merkezi projemiz de bu protokol sonrasında hız kazanacak. Buraya çok sayıda talipli var. Her gün çok sayıda teklif alıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile de yeni bir çerçevede ve imar planında anlaşırız. EGS Grubu’nu temsil eden arkadaşlarla oturup anlaştıktan sonra adımları atarız” diye konuştu.

Hangi projeler rehabilite edilecek

Ege Dünya Ticaret Merkezi

Arsanın hisselerinin yarısı Güçbirliği Holding’e, diğer yarısı EGS adına TMSF’ye ait. Geçen yıl TMSF tarafından 77 milyon YTL tahmini bedelle satışa çıkarıldı. Büyükşehir Belediyesi’nin itirazıyla satışı durduruldu. Belediyenin itirazının aşılması ile projenin devamı mümkün olacak.

Denizli EGS Park Alışveriş Merkezi

45 bin metrekarelik merkezin birinci bölümünde alışveriş merkezi ve hipermarket bulunuyor. 65 bin metrekarelik ikinci bölümünde ise otel, sergi ve iş merkezleri kurmaya imkân veren imar planı var. Geçen yıl TMSF’nin 33 milyon dolar tahmini bedelle satışa çıkardığı projeye yeterli talep gelmedi.

Yeşilköy arsası

İstanbul Atatürk Havalimanı karşısında yer alan İstanbul Ticaret Merkezi’nin içinde bulunan 100 bin metrekarelik arsaya 19 katlı, 3 ofis blokundan oluşan EGS Business Park kurulması planlanıyordu. Bölgeye yabancı yatırımcıların ve fuarcılık şirketlerinin ilgi göstermesi bekleniyor.

İpekyolu Vadisi Serbest Bölgesi

Türkiye’nin ilk serbest şehri olarak planlandı. Proje, Türkiye Mimar ve Mühendisler Odaları Birliği’nin açtığı dava nedeniyle iptal edildi. 15 bin dönüm olan yapılaşma hakkı 2700 dönüme düşürüldü. Karadeniz kıyısında yer alan bölgeye yabancıların ilgi göstereceği ifade ediliyor.

Denizli Serbest Bölgesi
Toplam 43 firmanın faaliyet gösterdiği bölgede 2005′te 170 milyon dolara kadar çıkan işlem hacmi, bölgenin geleceğindeki belirsizlik nedeniyle geçen yıl 74 milyon dolara geriledi. Çardak Havaalanı ve Özdemir Sabancı OSB arasında yer alan bölgeye, yeni yatırımcı çekilmesi planlanıyor.

Yorumunuz için tıklayınız!
Kategori: Sektörel

ENKA’dan Korea ile Nükleerde İşbirliği

Ekleyen: İnşaat Bölümü, Yayın Tarihi: 29 Ocak 2008, Salı

ENKA İnşaat, Güney Koreli Korea Electric Power Corporation (KEPCO) ile Türkiye’de nükleer enerji alanında işbirliği yapmak üzere ön anlaşma imzaladı.

Türkiye’nin ilk nükleer enerji santralının inşası amacıyla 21 Şubat’ta yapılması beklenen ihaleye katılacak 18 firmanın hazırlıkları sürerken, ENKA İnşaat yabancı ortak olarak, sahip olduğu nükleer santrallar ve hidroelektrik santrallarıyla Güney Kore’nin elektriğinin büyük bir bölümünü üreten KEPCO ile ön anlaşma imzaladı. The Korea Times gazetesinin internet sitesinde dün yer alan habere göre KEPCO Başkanı ve CEO’su Lee Won-gul, Ankara’da geçen cuma günü yapılan imza töreninde, “Geçen 30 yılda biriktirdiğimiz nükleer teknoloji deneyimimizle bağımsız bir enerji üreticisi olarak, ülkenizin ilk nükleer santral inşaatı projesine katılmak istiyoruz” dedi.

KEPCO, 2015 yılına kadar dış satışlarını 4 milyar dolarla toplam satışlarının yüzde 8,3′üne yükselterek Asya’nın en büyük elektrik şirketi olmayı hedefliyor. Şirket şu anda yurtdışına yıllık 200 milyar won tutarında satış yapıyor.

Yorumunuz için tıklayınız!
Kategori: Sektörel

Müşteriyi Yüzde 25 Zamma İkna Edince Seramikteki Daralmadan Etkilenmedik

Ekleyen: İnşaat Bölümü, Yayın Tarihi: 29 Ocak 2008, Salı

yurtbay_seramik.jpgİnşaat sektöründe yaşanan durgunluktan seramik üreticileri de nasibini aldı. Pek çok firma yatırım planlarını askıya alırken, sektörün önemli oyuncularından Yurtbay, daralmayı müşterilerini zamma ikna ederek aşma yolunu seçti.

Yarım asır önce kurulan Yurtbay’ın seramik pazarındaki payı yüzde 7 civarında. 2007 yılında 150 milyon yeni lira ciro yapan şirket, 30 milyon dolarlık da ihracat gerçekleştirdi.

Son birkaç yıldır zirve yapan inşaat sektöründe 2007 ortalarında başlayan daralma sonucu inşaat malzemeleri üreticileri frene bastı. Azalan satışlar geliri düşürürken, doğalgaz ve elektrik zammı üretim maliyetlerini yukarı çekti. Yurtbay Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Yurtbay, azalan satış gelirini zamla dengeleme yolunu seçmiş. Herkesin çıkış yolu aradığını belirten Yurtbay, “Biz de müşterilerimizi yüzde 20-25 zamma ikna ettik. Böylece daralmadan ciddi biçimde etkilenmedik.” dedi.

Özellikle doğalgaz zammının sektörü iyice zora sokacağını kaydeden Yurtbay, “Geçen sene üç-dört seramik fabrikası kapandı. Üretime devam edenler de ancak yüzde 40 kapasiteyle çalışıyor. Biz ise kapasitemizin yüzde 80′ini kullanıyoruz. Ancak durum çok iç açıcı değil.” şeklinde konuştu. Kurların düşük olmasından şikâyet eden Yurtbay, Anadolu sanayicisinin para kazanamadığını, bunun için yatırımların sekteye uğradığını ifade etti. Ancak Yurtbay, sektördeki daralmaya rağmen yatırımlarını sürdürmek istiyor.

İhracatı 2008′de 50 milyon dolara çıkarmayı hedeflediklerine dikkat çeken Yurtbay, yapı kimyasalları ve vitrifiye alanlarına da 2009′a kadar girmeyi düşündüklerini söyledi. Öte yandan 2008′de Eskişehir’deki fabrikaya 6 milyon Euro değerinde teknik granit üretim tesisleri kuracaklarını açıkladı. Şirketin seramik üretim kapasitesi halen yıllık yaklaşık 21 milyon metrekare.

Yorumunuz için tıklayınız!
Kategori: Sektörel

Lotus ve Garanti Koza’dan Türkmenistan’a Yatırım Atağı

Ekleyen: İnşaat Bölümü, Yayın Tarihi: 29 Ocak 2008, Salı

Türkmenistan’da inşaat alanında faaliyet gösteren Türk şirketleri bu ülkedeki yatırımlarını sürdürüyor. Ülkede açılan inşaat ihalelerindeki başarısıyla adından söz ettiren Türk şirketlerinden Lotus, 120 milyon Euro değerinde elektrik santralı inşaat ihalesini kazandı.

Santral, başkent Aşkabat ve Ahal vilayetinde kesintisiz elektrik enerji temini amacıyla kuruluyor. Lotus’un kuracağı gaz türbinli elektrik santralı 254 megavatt gücünde olacak, tesis 2010′un Şubat ayında Türkmenenergo Kurumu’na teslim edilecek. Dizel yakıtın elektrik santralına getirilmesi için de demiryolu kuracak. Garanti Koza ise 100 milyon dolar değerinde köprü inşaat ihalesini kazandı. Şirket, Türkmen Karayolları ile Mari-Türkmenabat karayolu üzerinde 28 köprü inşaatına ilişkin ihale sözleşmesi imzalayacak. Garanti Koza, önümüzdeki ay inşaatına başlayacağı köprüleri bu yılın ekim ayında teslim edecek. Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, ihalelerle ilgili kararnameyi imzaladı.

Yorumunuz için tıklayınız!
Kategori: Sektörel

Katır Sırtında Müteahhitlikten 600 Milyon YTL Ciroyu Yakaladı

Ekleyen: İnşaat Bölümü, Yayın Tarihi: 29 Ocak 2008, Salı

abdulkerim_kuzu.jpg

Siirtli Abdülkerim Kuzu ve 3 kardeşi, 1943 yılında Kurtalan-Beşiri yolunu kazma kürekle yaparken, 600 milyon YTL’lik bir topluluğun temellerini de attıklarını tahmin ediyorlar mıydı bilemiyorum ama o 4 kardeşten bayrağı devralan ikinci kuşaktan 4 kardeş bunu başardı. Siirt’ten başarı hikayesi olarak sayfamıza Kuzu Kardeşleri alıyoruz. 1943 yılında Kuzu İnşaat‘ı kuran Abdülkerim Kuzu ve 3 kardeşi, kamu müteahhitliği yaparak yollar, sağlık ocakları, hastaneler, okullar, jandarma karakolları inşa etti. Abdülkerim Kuzu 1980 yılında vefat ettikten sonra, ortaklık bitti.

Kazma kürek çalıştılar

Kuzu Grubu Başkanı Gökçen Kuzu gerisini şöyle anlatıyor: “Babam vefat ettiğinde Türkiye 1 litre mazota muhtaç vaziyetteydi. Makine parkı 1 sene yattı. Makine parkını sattıktan sonra, parayı amcalarımla paylaştık. Garip, Güven ve Özen Kuzu kardeşlerimle, payımıza düşen 15 milyon lira ile Siirt’te nalburiye dükkanı açtık. Biraz ilerledikten sonra müteahhitliğe başladık. 1981′de Siirt İl Özel İdaresi İşhanı’nın ihalesini aldık. 1986′da 10 komando tabur binası yaptık. Babam ve amcalarım Kurtalan Beşiri yolunu kazma kürekle yapmışlardı. Biz de Şırnak Dereler mevkiindeki tabur binasını katır sırtında gerçekleştirdik.” Kuzu Kardeşler, 1990 yılında Siirt’ten Ankara’ya gider, ülke genelinde iş koşturmaya başlarlar. Ülkedeki krizlerden etkilenip sıkıntıya düşseler de, Gökçen Kuzu’nun deyimiyle ailenin birliği ve dirliği sayesinde ayakta kalmayı başarırlar. Bugün 8 şirketten oluşan Kuzu Grubu’nun 3 bin 550 çalışanı, 600 milyon YTL yıllık cirosu bulunuyor.

Bütün müteahhitler otele girerken biz kargo taşımacılığına yöneldik

Kuzu Grubu, TOKİ, İstanbul ve Ankara Büyükşehirleri ile konut projeleri gerçekleştiriyor. Bugüne kadar 17 bin konutu bitirip teslim ettiklerini belirten Gökçen Kuzu, 6 bin konut inşaatının da devam ettiğini bildirdi. İstanbul’da İSKİ’nin atık su arıtma tesislerini de işleten Kuzu Grubu’nun mülkiyeti kendisine ait 6 Airbus 300 B4 tipi kargo uçağı da bulunuyor. Kuzu, “Bütün müteahhitler otele, turizme girerken biz potansiyeli gördük, kargoya döndük. Kargoda bir açık vardı, halen de var. 4 uçağımızı, pilot ve teknik hizmetleri bize ait olmak üzere Çin’e kiraladık. Diğer 2 kargo uçağımızdan biri charter uçuyor, diğeri hergün Londra-Amsterdam arasında tarifeli gidip geliyor” dedi.

Tarıma dayalı sanayiye yatırım yapacağız

“Başarı varsa babamındır. Yoktan var ettiler” diyen Gökçen Kuzu, babası vefat ettiği için o dönemde İTÜ İnşaat Fakültesi’ni kazandığı halde kayıt yaptıramadığını anlattı. Kargo taşımacılığı, toplu konut, atık su yönetimi gibi alanlarda faaliyet gösteren Kuzu Grubu, yönetim ve operasyon merkezleri Ankara ve İstanbul’da olmasına rağmen şirket ana merkezini Siirt’te tutuyor. Gökçen Kuzu, grubun yeni yatırım planlarını açıklarken, şirket merkezi ile beton tesislerinin bulunduğu Siirt’te yatırıma devam edeceklerini söyledi. Aydınlar’da (Tillo) 3 yıldızlı ayarında apart otel yapacaklarını belirten Kuzu, şöyle devam etti: “Siirt’i bırakmaya niyetimiz yok. Tarıma dayalı sanayiye gireceğiz. Salça, ayçiçek yağı, un ve yem fabrikası düşünüyoruz. Çiftçiyi bilinçlendirip, ekime yönlendireceğiz. Bu yıldan başlayarak, domates ve ayçiçeği ektireceğiz.” Gökçen Kuzu, Şırnak Cizre HES Projesi’ni de gerçekleştireceklerini kaydetti.

abdulkerim_kuzu2.jpg

Yorumunuz için tıklayınız!
Kategori: Sektörel

Sulukule Baştan Aşağı Yenileniyor Evlerin Boyu Surları Geçmeyecek

Ekleyen: İnşaat Bölümü, Yayın Tarihi: 29 Ocak 2008, Salı

sulukule1.jpg İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Fatih Belediyesi ve Toplu Konut İdaresi işbirliğiyle Fatih’te ‘Sulukule’ olarak bilinen ve yenileme alanı ilan edilen Hatice ve Neslişah Sultan mahallelerinde 620 ev ve bir otel ile ticaret, kültür ve eğlence tesisini içeren proje, Kültür ve Tabiat Varlıkları Yenileme Kurulu tarafından onaylandı.

 

Projeye ilişkin bilgi veren Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, projenin 2 Kasım 2007 tarihinde Yenileme Kurulu’nda onaylandığını belirterek, “Bu proje, Türkiye’de Yenileme Kurulu tarafından onaylanan ilk yenileme projesidir.” dedi. Toplam 91 bin metrekare alanı kapsayan, 10 sokak ve 3 caddeden oluşan proje alanında 620 hak sahibi, 434 kiracı, 45 de dükkan bulunduğunu belirten Demir, 2005 yılı Temmuz ayında başlayan çalışma kapsamında projenin 11 kez revize edilerek son halini aldığını söyledi. Demir, yenileme alanı projesinin İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Başkan Yardımcısı Yard. Doç. Dr. Selim Velioğlu ile İTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlaması Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Mehmet Ali Yüzer tarafından hazırlandığını belirterek, “Orada oturan Roman vatandaşlarının hayat tarzını devam ettirebilecekleri bir mimari projeye dönüştürdük.” dedi.

 

Yeni evlerin arkası bahçeli olacak

 

Demir, projeye göre yapılacak evlerin yüksekliğinin surun yüksekliğini geçmeyeceğini belirterek, evlerin mimari özellikleri ve projeye ilişkin şu bilgileri verdi: “Sivil Osmanlı-Türk mimari örneğini oluşturacak evler şu anda olduğu gibi bitişik nizam 2, 3 ve 4 katlı olacak. Evlerin dış cephesi taş ve ahşap kaplama olacak. Sokak siluetleri korunacak. Komşuluk ilişkilerini devam ettirebilecekleri ortak kullanım alanları, eğlenebilecekleri, kültürel etkinlikleri yapabilecekleri arka bahçeler olacak. Dolayısıyla onların hayatlarını zorla değiştirecek, dönüştürecek bir şey yok. Zorlama yok. Bununla birlikte alanda bulunan cami, kilise, çeşme ve konutların da bulunduğu 44 tescilli eser restore edilerek korunacak. Proje alanında ayrıca bir kültür merkezi ile bir butik otel yer alacak. Sulukule Ticaret Kültür ve Eğlence Tesisi, 1.500 metrekare kapalı alana sahip olacak ve burada Roman müziğinin yanı sıra konservatuvar eğitimi verilecek bir mekan olacak. Kültür merkezinin altında yapılacak 48 dükkandan 45′i hak sahiplerine verilecek. Toplam 1.515 metrekare alana sahip 2 katlı inşa edilecek Kervansaray Oteli avlulu olacak. Üst kat otel, alt katta restoran, kafeterya ve lobi bulunacak. Otelde, burada yaşayanlar iş imkanı da bulabilecek. Proje kapsamında ayrıca zemin altına 530 araç kapasiteli otopark yapılacak.”

 

Başkan Mustafa Demir, bugüne kadar 620 hak sahibinden 400′üyle protokol imzaladıklarını, geriye kalanlar için geçen hafta kanun gereği 15 gün verilen uzlaşma süresinin de bittiğini belirterek, “Kanun gereği bizimle uzlaşmayan 220 hane sahibi artık bu projeden yararlanamayacak. Biz kendi değer tespit komisyonumuzun onların mülkiyetleri için belirlediği rayiç bedelin yüzde 20’sini bankada kendi adlarına bloke ettiriyoruz. Ondan sonra bizimle uzlaşmayanlar mahkemeye başvuracaklar. Mahkeme ne kadar değer tespiti yaparsa, biz de onlar da karara uyacağız.” diye konuştu. Dairelerin bedelinin aşağı yukarı 100-120 bin YTL olduğunu ve sokak siluetlerine, ada yapılarına göre değişen 17 tip daire bulunduğunu belirten Demir, bu arada hak sahiplerine de 400 YTL kira yardımı yapacaklarını vurguladı. Demir, 434 kiracıya da TOKİ’nin Taşoluk’ta yaptığı evlerden verildiğini sözlerine ekledi.

Yorumunuz için tıklayınız!
Kategori: Belediyeler, Restorasyon/Yenileme

TBMM Üyeleri Gediz Deltasını Araştırmak için Sahaya İniyor

Ekleyen: İnşaat Bölümü, Yayın Tarihi: 29 Ocak 2008, Salı

TBMM Küresel Isınmanın Etkileri ve Su Kaynaklarının Sürdürülebilir Yönetimi Araştırma Komisyonu üyeleri, Konya ve Uşak ile Kütahya‘nın Gediz ve Simav ilçelerinde araştırmalar yapıyor. Gediz’deki çalışmaları değerlendiren Komisyon Başkanı ve AK Parti Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk, Türkiye’nin çevre, su, ağaçlandırma ve toprakla ilgili fotoğrafını çekerek rapor hazırlayıp sunacaklarını söyledi. 12 araştırma önergesi tek önerge haline getirilerek komisyon kurulduğunu belirten Öztürk, merkezi çalışmalarının tamamlanmasının ardından araziye indiklerini söyledi.

Arazi çalışmalarına Konya’dan başladıklarını ifade eden Öztürk, özellikle küresel ısınmanın meydana getirdiği iklim değişikliği ve kuraklık konusunda incelemelerde bulunduklarını açıkladı. Kuraklık sebebiyle su kaynaklarının kapasitesinin beş altı sene gibi çok kısa sürelere düştüğünü belirten milletvekili Mustafa Öztürk, Beyşehir gölünde hem su seviyesinin azalması hem de kirliliğin önlenmesi için yapılması gerekenleri yerinde değerlendirdiğini kaydetti. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin evsel atıklarla ilgili arıtmasını sene sonunda bitirmiş olacağını da kaydeden Öztürk, bu ilde özellikle vahşi sulamadan dolayı ciddi bir şekilde yeraltı sularının çekildiğini gördüklerini sözlerine ekledi. Daha önce 5 metreden çıkarılan suların 25 metreye indiğini vurgulayan Öztürk, yağmurlama ya da damlama sulamaya geçilmesi gerektiğini söyledi.

Heyet olarak Uşak’ta da incelemeler yaptıklarını belirten AK Parti milletvekili Mustafa Öztürk, su kaynaklarının devamlılığı için mutlak surette alınması gereken önlemlerden birisinin de sanayide, tarımda, işyerleri ve konutlarda kullanılan suların tasarruf edilmesi olduğunu kaydetti. Uşak’ın kendilerini bir yönüyle sevindirdiğini dile getiren Öztürk, “Burada özellikle sanayicilerimiz, arıtma tesisleriyle ilgili yatırımlar yapıyor. Başka bölgelerde önlem alınmadığından şikayetçiler. Ayrıca evsel atıklarla ilgili arıtma tesisleri de yapılmış.” dedi

Gediz çayı sularının başlangıç olduğu için önemli bir nokta olduğunu belirten Öztürk, burada çok kaliteli içilebilir su bulunduğunu aktardı. Aşağı doğru inildiğinde ise suyun içilmesi bir yana, tarımda kullanılabilirliğinin bile tartışıldığını belirten Öztürk, Gediz havzası üzerinde yedi belde ve Gediz ilçesi bulunduğunu söyledi. Gediz Belediyesi’nin atık su arıtma tesisini 2004 yılında yaptığını kaydeden Öztürk, “Ama hiçbirinde atık su arıtma tesisi yok. Bu kirlilik Gediz çayına akıyor. Çayın bölgesinde 14 köyümüz var ve kanalizasyonları mevcut. Kanalizasyonun sonuna atık su arıtma tesisi yapmıyorsanız, bir yeri ciddi şekilde kirletiyorsunuzdur.” şeklinde konuştu. Bunların üzerinde 2 ve 3 bin nüfuslu beldeler dahil olmak üzere yerel yönetimlerin yoğun olarak durduğunu sözlerine ekleyen Öztürk, Türkiye’de suyun bir otoritesi olması gerektiğini söyledi. Öztürk, şunları kaydetti: “Atık su başta olmak üzere su kaynaklarının korunması, vahşi sulamaya son vermek üzere üstün teknolojilerin gelişmesi, damlama sulamayı teşvik ve şehirlerimizde su kayıplarını en aza indirmek için önümüzdeki dönemlerde yaşanacak iklim değişikliği etkilerini de gözönüne alarak, bölgemizde yapılması gereken çalışmaları raporumuzda zikredeceğiz.”

Bu arada Komisyon Başkanı Mustafa Öztürk’e, çalışma ve desteklerinden dolayı Gediz Belediye Başkanı Mehmet Ali Saraoğlu tarafından plaket takdim edildi.

Yorumunuz için tıklayınız!
Kategori: Doğa Olayları

Amerika’da Konut Satışları 28 Yılın En Düşük Seviyesinde

Ekleyen: İnşaat Bölümü, Yayın Tarihi: 29 Ocak 2008, Salı

ABD’de yeni konut satışları, geçen yıl, bir önceki yıla göre yüzde 26,4 oranında düşerek 774 bine geriledi. Ticaret Bakanlığı’na göre, yeni konut satışlarındaki rekor düşüşün, 1980 yılındaki yüzde 23,1 oranındaki düşüşten bile fazla olduğu belirtildi.

Bu arada, konut fiyatlarının, son 16 yılın en düşük düzeyinde seyrettiği kaydedildi. Amerika’da düşük gelirlilerin, aldıkları mortgage kredilerini ödeyememeleri sonucu geçen yıl yaz aylarında kriz çıkmış ve tüm dünyayı etkisi altına almıştı. Konut almak için mortgage kredisi alan riskli kredi kullanıcılarının, borçlarını ödemekte zorlanmasıyla başlayan kriz sonucunda, riskli kredi veren bazı finans şirketleri art arda iflaslarını açıkladı. Kredi faizleri yükselmeye başlayınca milyonlarca Amerikalı evini kaybetme tehlikesi yaşamaya başladı.

Yorumunuz için tıklayınız!
Kategori: Dış Haber, Emlak

Nükleer Zirvesi 12 Şubat’ta Teklifler Hazirana Kalıyor

Ekleyen: İnşaat Bölümü, Yayın Tarihi: 29 Ocak 2008, Salı

Nükleer santral konusundaki adımlardan birisi daha atılıyor. Toplam büyüklüğü 5 bin megavat olan üç nükleer santrala ilişkin ihale ilanının 21 Şubat‘ta verilmesi bekleniyor. Atom Enerjisi Kurumu (TAEK), nükleer teknoloji ile ilgili yürüttüğü çalışmaları ve enerji alanındaki rolünü kamuoyuyla paylaşmak amacıyla 12 Şubat’ta bir toplantı düzenleyecek.

Kurumun internet sitesinde (www.taek.gov.tr) yer alan açıklamada, TAEK’e verilen görevler arasında nükleer güç santralı kurma veya işletmenin yer almadığı belirtilerek, “Ancak, nükleer santralların kurulmadan önce nükleer güvenlik değerlendirmelerinin yapılması ve lisanslanması, kurulma süreci başladıktan sonra da inşasından işletmesine ve işletmeden çıkarılmasına kadar tüm süreçler boyunca nükleer güvenlik açısından denetlenmesi TAEK’in sorumluluğundadır. Toplantıda nükleer güvenlik kavramı, lisanslama gerekliliği, lisanslamanın adımları ve ilgili mevzuat tanıtılacaktır.” ifadeleri kullanıldı.

Nükleer teknolojinin Türkiye’ye kazandırılması için hazırlanmış olan Ulusal Nükleer Teknoloji Geliştirme Programı çerçevesinde Sinop’ta nükleer teknoloji merkezi kurma çalışmalarının sürdürüldüğü kaydedilen açıklamada, toplantıda nükleer santrallar için yer ve çevre etütlerini de içeren bu çalışmalar hakkında bilgi verileceği de kaydedildi. Toplantı; bilim insanlarına, nükleer santral kurmayı-işletmeyi planlayan yatırımcı kuruluşlara ve basın mensuplarına açık olacak.

Yorumunuz için tıklayınız!
Kategori: Yeni Projeler

Napoli’deki Çöp Krizi Sürüyor

Ekleyen: İnşaat Bölümü, Yayın Tarihi: 29 Ocak 2008, Salı

napolihaber.jpg İtalya’nın Napoli kentinde toplanması gereken tonlarca çöp ve kimi çöp depolarının yeniden faaliyete geçirilmesi girişimleri tepki çekmeye devam ediyor.

Napoli’deki itfaiye yetkilileri, vatandaşların ve protestocuların çöp yığınlarını ateşe vermelerinden kaynaklanan yangınları söndürmeye yetişmekte güçlük çektiklerini bildirdi. Açıklamaya göre, Lazio ve Puglia bölgelerindeki meslektaşlarından da destek kalan Napoli itfaiye ekipleri, her 15 dakikada 1 yangına müdahale etmek zorunda kalıyor. Yetkililerin, Napoli civarındaki çöp depolama alanlarının yeniden faaliyete geçirme girişimleri de yerel halkın protestolarıyla karşılaşmaya devam ediyor.

Halka sağduyu çağrısı

Napoli’deki çöp sorununu ordunun da desteğiyle çözmekle görevlendirilen Olağanüstü Komiser Gianni De Gennaro, bugün Radio 24′e verdiği demeçte, kentteki tüm yurttaşları sağduyulu davranmaya çağırdı.

Herkesi çöp sorununun ortadan kaldırılması için yardımcı olmaya davet eden De Gennaro, “Sorunun çözümü için tüm imkanları seferber ettik. Ben sorumluluğun kimde olduğunu, neden bu duruma gelindiğini bulmakla yükümlü değilim. Benim işim sorunu ortadan kaldırmaktır” dedi.

De Gennaro, “Herkes dayanışma gösterir ve bizlere yardımcı olursa, mayısa kadar Napoli’nin de, Campania bölgesinin de eski imajına kavuşması mümkün olacaktır” diye konuştu.

1 Yorum yorumunuz için tıklayın!
Kategori: Genel

Kentteki 900 Bin Yapı ‘Üç Boyutlu’ İzlenecek

Ekleyen: İnşaat Bölümü, Yayın Tarihi: 29 Ocak 2008, Salı

ucboyutluizlenecek.jpgBüyükşehir Belediyesi, sınırları içindeki 900 bin yapı, 1 milyon 800 bin bağımsız bölüm, 10 bin kilometre yol, 36 bin cadde/sokak ve 30 bin adet trafik işaret levhasını üç boyutlu fotoğraflarla “veri sistemi”ne aktardı. Sistem sayesinde emlak, reklam vergisi kaçakları ortadan kalkacak, her türlü ruhsat takibi yapılabilecek. Sistem güvenlik önlemleri alınmasında ve kriz-afet yönetimi konularında etkinlik sağlayacak. Belediye ve diğer kamu kurumlarının karar alma, plan-proje oluşturma süreçlerinde karar verme ve etkinliklerini artıracak.

Bilgiler toplandı
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan Coğrafi/Kent Bilgi Sistemi çalışmaları tüm hızıyla sürerken, bunların sonuçları da alınmaya başlandı. Bir yıl boyunca 500 görevli tarafından 18 ilçe ve 38 ilk kademe belediyesi ve köyleri kapsayan Büyükşehir sınırları içindeki yerleşimlerde binaların, cadde ve yollar ile trafik levhaları bilgileri toplandı, fotoğrafları çekildi. Toplanan veri-bilgi ve fotoğraflar 40 teknik eleman tarafından sisteme işlendi, haritalar ile eşleştirildi. Elde edilen verilerin, İmar Bilgi Sistemi bilgileri ile eşleştirilmesine başlandı.

İşaret levhaları
Coğrafi Adres Bilgi Sistemi kapsamında, Büyükşehir Belediyesi yetki alanında kalan yaklaşık 900 bin yapı, 1 milyon 800 bin bağımsız bölüm, 10 bin kilometre yol ve 36 bin cadde/sokak sisteme aktarıldı. Yapıların fotoğrafı çekildi, kat sayıları, kullanım amaçları, işyeri adları ve bağımsız bölüm bilgileri toplandı. Yolların ise adı, kaplama cinsi (asfalt, parke, beton, toprak vb.), kullanım durumu (çift yöne, tekyön, merdivenleştirilmiş, yayalaştırılmış) belirlendi. Ayrıca yolların 125 bin adet fotoğrafı ve yaklaşık 30 bin adet trafik işaret levhaları bilgisi toplandı. Ayrıca park, otopark ve duraklara ait bilgiler de bu proje kapsamında yeniden oluşturuldu.

Yorumunuz için tıklayınız!
Kategori: Belediyeler, Yeni Projeler

İzmir Milano’ya Karşı

Ekleyen: İnşaat Bölümü, Yayın Tarihi: 29 Ocak 2008, Salı

izmir-fuar-milano.gifİzmir bugünlerde dünyanın en büyük fuar organizasyonu “Evrensel Expo”nun hayali ile yatıp kalkıyor. Süre, ziyaretçi sayısı ve alan olarak Dünya Olimpiyat Oyunları ve Futbol Şampiyonası‘ndan bile büyük bir organizasyon olan Expo tam altı ay sürüyor. 2015 yılında yapılacak Evrensel Expo’yu düzenlem eye aday olan İzmir, tek rakibi Milano ile kıyasıya bir rekabet içerisinde. Yarışın sonucu 31 Mart 2008′de Paris’te, Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE) üyesi 140 ülkenin oylarıyla belli olacak. Eğer İzmir kazanırsa bir anda kaderi değişecek kente 20-30 yıl atlatacak bir dönem başlayacak. Expo’nun sihirli değneğinin dokunduğu Barselona, Sevilla, Brüksel, San Fransisco gibi İzmir de kentsel ve kültürel açıdan büyük bir dönüşüm içerisine girip gerçek bir dünya kenti olacak.

Tematik fuar

Expo, evrensel bir fuar. Ama ürünlerin sergilendiği, alışverişlerin yapıldığı bildiğimiz ticari fuarlardan değil. Tematik bir fuar. Tam 157 yıllık tarihi olan Expo’larda bugüne kadar dünyadaki değişimi yansıtan önemli temalar işlenmiş. Örneğin 1855 yılında Paris’te düzenlenen EXPO’nun teması “İşçi sınıfının yaşam şartları ve Avrupa’nın kolonileri” olmuş. 1929 Barselona’da “Endüstri, sanat ve spor”, 1992 Sevilla’da “Keşifler çağı ve yeni bir çağın doğuşu” olmuş. 2005′te Japonya Aichi’de düzenlenen son Expo’nun teması ise “Doğanın bilgeliği” idi.

Beş yılda bir düzenlenen evrensel Expo’nun 2010 yılı ev sahibi Şanghay, teması ise “Daha iyi kentler ve daha iyi bir yaşam”. İzmir, 2015 yılı Expo’suna “Herkes için sağlık” temasıyla aday oldu. Rakip şehir Milano ise “Gezegenimizde beslenmek, yaşam için enerji” temasıyla aday.

40 milyon ziyaret

İzmir kazanırsa , yarısı yabancılar olmak üzere, Expo alanının 40 milyon kez ziyaret edilmesi bekleniyor. Fuar süresince temaya uygun yüzlerce konferans, sempozyum, bilimsel tartışma yapılacak. Ziyaretçilerin büyük ilgisini çekmesi beklenen kültür ve sanat etkinliklerinin sayısı 30 bini bulacak. Bu performansları sergilemek için dünyanın dört bir yanından gelecek sanatçı sayısının ise 76 bine ulaşacağı tahmin ediliyor.

Planlanan kültürel faaliyetler yaratıcı sanat sergileri, seremoniler, tiyatro, dans, müzik gibi gösteri sanatları, büyük şovlar, spor etkinlikleri ve açıkhava eğlenceleri olarak kategorize ediliyor. Etkinlikler için İzmir Fuarı’ndan 10 kat daha büyük 370 hektarlık alanda kapalı ve açık bölümler hazırlanacak . Çok amaçlı iki pavyon binası sadece kültürel faaliyetlere tahsis edilerek içerisinde çeşitli büyüklükte sergi salonları, tiyatrolar, farklı donanım ve özelliklere sahip oditoryumlar bulunacak.
Açıkhavada ise büyük bir oditoryum, büyük gösterilerin yapılacağı 15 bin kişilik bir arena, 3 bin kişilik sergi alanının tam ortasında resmi törenlerin ve her türden sanat etkinliklerinin düzenleneceği amfitiyatro, 50 metrelik bir kule, ses ve ışık gösterileriyle süslenmiş bir göl projenin içerisinde yer alıyor. Ayrıca sergi alanı boyunca dağılmış bir şekilde küçük ve resmi olmayan törenlerde kullanılabilecek amfitiyatrolar bulunacak.

Hem gülecek, hem öğrenecek

Retrospektif sergilerde tüm dünyadan getirtilecek sanat eserlerinde büyük ustaların sağlık temasını nasıl yorumladıkları sergilenecek, avantgart sergiler sanatsal yaratıcılıktaki en yeni trendleri gösterecek. Ayrıca sağlık temasına uygun yaratıcı sanat yarışmaları düzenlenecek. Yarışmalar toprak sanatı, heykel, elektronik sanat, yağlıboya, fotoğraf, sinema, video vb. kategorilerde olacak.

Katılımcı ülkeler ise özgün gösterilerini sahnelemeleri için teşvik edilecek. Bu gösteriler her ülke için düzenlenecek “Ulusal Günler”de sergilenecek. Böylece her gün müzik, halk dansı, pandomim, sokak tiyatrosu gibi aktivitelerden oluşan bir program sunma fırsatı yakalanacak.
Tiyatro, müzik, dans ve sinema gösterileri için zengin bir repertuar hazırlanarak buralarda da sağlık temasının işlenmesi teşvik edilecek. Örneğin komedi gösterisini izleyen ziyaretçiler stresle mücadele etmenin bir yolu olan “Kahkaha terapisi”nin prensiplerini de bu şekilde öğrenebilecekler.
Sergi alanında tema içerikli yollar da bulunacak. İlaç yapımında kullanılan bitkilerden oluşan bahçeler, tarihte bilim ve sağlık dünyasında katkıları bulunan ünlü kişilerinin heykellerinin bulunduğu alan ve sokak düzenlemeleri yapılacak.

Ziyaretçilere eğlenceli bir deneyim kazandırmayı hedefleyen Expo’lar tam bir festival havası içerisinde geçiyor. Dünyaca ünlü sanatçı ve grupların katıldığı konserlerin düzenleneceği Expo 2015 İzmir, “Gündüz Expo”su ve “Gece Expo”su olmak üzere iki bölümden oluşacak. Her günün sonunda gölün etrafında ses ve ışık gösterileri eşliğinde geçit töreni yapılarak, saat 22.00′de Gündüz Expo’sunun sona erdiği, sabah 03.00′e kadar sürecek Gece Expo’sunun başladığı mesajı verilecek. Böylece sabah 10.00′da kapılarını açıp ertesi sabah 03.00′e kadar sürecek bir tempoyla altı ay boyunca İzmir dünyanın kültür ve sanat merkezi haline gelecek.

Aslında Expo’lar dünyada gelecekteki yaşam biçiminin ipuçlarını da veren organizasyonlar. Örneğin insanlık telefon, daktilo ve dikiş makinesini ilk kez 1876 Philadelphia Expo’sunda, televizyonu 1939-1940 New York Expo’sunda tanımıştı. Paris’in sembolü Eyfel Kulesi ise 1889 Expo’su için inşa edilmişti.
Bugün Expo’lar 157 yıl önce olduğu gibi düzenlendikleri ülke ve kentlere önemli birikimler bırakarak dünyayı dolaşmaya devam ediyor. İzmir, Expo’yu kazanabilirse kültürel ve ekonomik açıdan yüzyılın fırsatını yakalamış olacak.

Yorumunuz için tıklayınız!
Kategori: Fuarlar

Mimarlar Mevcut Oda Yönetimine Güvenoyu Verdi

Ekleyen: İnşaat Bölümü, Yayın Tarihi: 29 Ocak 2008, Salı

muhcu.gifAralarında birçok ünlü ismin de olduğu ‘Mimarlık İçin Mimarlar’ (MİM) grubunun ‘Mimarlığa yol açın’ başlıklı bir bildiri yayımlayarak yönetime talip olduğunu açıklamasıyla Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi genel kurul seçimleri son yılların en yüksek katılımıyla yapıldı. Seçimi geçen dönem olduğu gibi Eyüp Muhçu’nun başkanı olduğu ‘Çağdaş, Demokrat, Toplumcu Mimarlar’ (ÇDTM) grubu kazandı.

Önceki gün Yıldız Sarayı Dış karakol Binası’nda yapılan seçimler, hararetli tartışmalara sahne oldu ve sekiz sandıkta 2 bin 500′den fazla mimar oy kullandı. Atilla Yücel’in başkan adayı olduğu MİM grubuna 817 oy çıkarken, Eyüp Muhçu başkanlığındaki ÇDTM grubu 1679 oyla yeniden seçildi.
2002 yılından beri başkan olan Muhçu’nun yönetim kurulu Günhan Danışman, Cemal Sami Yılmaztürk, Ömer Mutlu, Deniz İncedayı, Tores Dinçöz, Tuncay Gürpınarlı, Bahattin Alpaslan, Gazanfer Karlıca, Ahmet Tercan’dan oluşuyor.

‘Popülist söylem kazandı’

Yeniden başkan seçilerek güven tazeleyen Eyüp Muhçu, “Seçim sonucu gösteriyor ki mimarlar, mevcut anlayışın devamına karar verdi, yapılan çalışmaları onayladı. Demokratik bir seçim oldu. Mimarlık ve İstanbul kazanmıştır. Gelecekle ilgili kamu ve toplum yararına işlerin devam etmesini öngörüyoruz. Çalışma programımızı genel kuruldaki görüşlerle zengileştirerek sonuçlandıracağız. Gösterilen güvene layık olmaya çalışacağız” dedi.

MİM hareketinin kısa sürede kendiliğinden ortaya çıktığını hatırlatan Atilla Yücel ise “Bu hareket mimarlığı toplumun gündemine taşıdı, ilgiyi artırdı. Mevcut yönetim karalama kampanyası yürüttü. ‘AKP bu oluşum sayesinde yönetime gelmek istiyor, bu işbirlikcilik’ gibi söylemler orta sınıf politika duyarlılıklarını harekete geçirdi. Bu popülist bir söylemdi ve bizim üslubumuzun dışında bir alandır. Kullandığı dil Tayyip Erdoğan’a daha yakın. Biz evrenselciyiz. Bilgi ve kurumsal söylemi benimsiyoruz” diye konuştu.

Yorumunuz için tıklayınız!
Kategori: Mimarlar Odası

Para Zevki Satın Alamıyor

Ekleyen: İnşaat Bölümü, Yayın Tarihi: 29 Ocak 2008, Salı

para_zevki_satin_almiyor.jpg Türk işadamı ‘ın İngiltere’nin başkenti Londra‘da bulunan “Toprak Malikânesi”nin 50 milyon sterline satılmasının yankıları sürüyor. İngiliz The Daily Mail gazetesindeki bir makalede, malikânenin yer aldığı The Bishop’s Avenue‘nün Londra’nın en pahalı caddesi olduğu belirtilerek, “Bu caddeye yapılan bir ziyaret ortaya koyuyor ki, paranın satın alamadığı tek şey zevk” yorumunda bulunuldu.

Malikânenin mutfağından alınan bir fincan çayı üst kattaki oturma odasına taşımanın 10 dakika aldığına işaret edilen yazıda, binanın bir “ev sıcaklığı” içermediği öne sürüldü. “Ancak bu durum, belli ki eve 50 milyon sterlin ödeyen Kazakistanlı işkadını Horelma Peramam‘ı hiç rahatsız etmedi” denildi.

Çayı götürmek 10 dakika
The Sunday Times gazetesi de önceki gün, yeni sahiplerinin Toprak Malikânesi’ni “çok küçük ve modası geçmiş” bulduklarını, ancak “Bu fiyata da ancak bu kadar olur” mantığıyla alımı yaptıklarını yazmıştı. Times da evin dekorasyonunun “olması gerektiği gibi olmadığını” savunurken, eski sahiplerinin yapımının tamamlandığı 2000′den bu yana evde ancak bir hafta yaşadıklarını hatırlattı.

Yorumunuz için tıklayınız!
Kategori: Genel
Sponsored by Bar Jobs | Website Hosting | Free Penpals