Büyüme, genişleme ve “sözde” modernleşme, tamam! Ama gördüklerim karşısında Fazıl Say’ın kulaklarını çınlattım, içimden “İşte Fazıl’ın kastettiği bu” dedim. İnanılmaz kötü bir imar anlayışı, çirkin renk ve desenli bina cepheleri… İbadethane anlayışına yakışmayacak, apartmanlarla iç içe yapılmış camiler, ya da caminin dibine sokulmasına izin verilmiş apartmanlar! (Tabii, yalın, düzgün cepheli olanlar da var) Kimi kahvehanelerden (cafe) yükselen kötü müzik sesleri… Yani “arabesk” bir durum.
Kaynak: http://www.yapi.com.tr/Haberler/keciorende-arabeskin-ortasindaki-kultur-vahalari_82429.html


